Sanal Dershane



    SBS Puan Hesaplama Bölümü

Döküman Sayımız   :
2,477
Makale Sayımız       : 493
Resim Sayımız       : 72
Oyun Sayımız         : 114
Üye Sayımız             : 20,088

_______________________
GERI         7. Sınıf Sbs Zarflar Konu Anlatımı

ZARFLAR

Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da kendi türünden olan kelimelerin anlamlarını türlü yönlerden (yer-yön, zaman, durum, miktar, soru) etkileyen; onları belirten, dereceleyen sözcüklere zarf denir.
Özellikleri

·                  Tek başlarına iken sıfatlar gibi isimden başka bir şey değildir. Zarf oldukları ancak cümlede belli olur.

·                  Cümlede genellikle zarf tümleci olarak kullanılır.

·                  Çekimsiz kelimelerdir. İsim çekim eki (hâl, iyelik, çoğul ekleri vb.) almazlar. Ama isim olarak kullanılabilenler bu görevde iken bu ekleri alabilirler.

·                  Zarfların birçoğu sıfat ya da isim olarak da kullanılabildiği için sıfatların ve zarfların tanımı ve özellikleri iyi bilinerek bu fark ortaya konmalıdır. Sıfat isimden önce gelerek onu niteler veya belirtir. Ama zarf isimden önce gelmez.

Örnekler
Bugün çok yürüdüm. (fiilden önce)
Buraya yarın gelecekler. (fiilden önce)
İki eski dost akşama kadar sohbet etti. (fiilden önce)
Yarın da bayağı çok yürüyeceğiz. (zarftan önce, fiilden önce)

A. Görev ve Anlam Bakımından Zarflar

1. Durum Zarfları

Hâl ve tavır ifade eden zarflardır.
Özellikleri ve Örnekler
Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu; kimi zaman da zarfların durumunu gösterir. Bu zarflar da kendi içinde sınıflandırılabilir:

a. Niteleme Zarfları

Fiile “nasıl” sorusu sorularak bu zarflar bulunabilir.

·                  Niteleme sıfatlarının çoğu niteleme zarfı olarak kullanılabilir.

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun!
Çocukça hareket ediyorsun.

·                  -CE eşitlik eki ve -lE vasıta hâl eki almış kelimeler durum zarfı olarak kullanılabilir:

“ kardeşçe, gizlice, sessizce, hafifçe, yavaşça, hızlıca...”
“hızla, kahkahayla...”
Küçük kız güzelce süslendi. (niteleme)
Babasını sevinçle karşıladı. (niteleme)

·                  Bağ-fiiller (zarf-fiil), deyimler, yansımalar, ikilemeler de niteleme zarfı olarak kullanılırlar:

“gülerek, ağlayarak, oturmadan, gelip...”
“gözü arkada kalarak, canından bezmişçesine...”
“şakır şakır, tık tık, küt küt, şırıl şırıl...”
“dik dik, boylu boyunca, tatlı tatlı...”

İsimler de niteleme zarfı olarak kullanılabilir:

Gül kokuyordu teni.
O, bu dünyada delikanlı yaşadı.

b. Kesinlik Zarfları
“elbet, elbette, asla, mutlaka, hiç mi hiç, ne olursa olsun, kuşkusuz, hiç kuşkusuz...”

Elbet bir gün buluşacağız.
Seni asla unutmayacağım.
Hayvanları ve bitkileri hiç incitmem.
İyiliklerinizin karşılığını mutlaka göreceksiniz.

c. Yineleme Zarfları
İkide bir karşıma çıkıyor.
Konuyu bir daha anlatayım.
Bu akşam yine arayacağım.

d. Olasılık Zarfları
“bakarsın, belki, ola ki, sanıyorum.”

Ola ki arayacağı tutar.
Sanıyorum aramaz.

e. Yaklaşıklık Zarfları
“aşağı yukarı, şöyle böyle, hemen hemen”

İşim hemen hemen bitti. (yaklaşıklık)

f. Üleştirme Zarfları
Uçaklar ikişer ikişer geçiyordu üstümüzden
Askerler teker teker nöbet yerlerine dağıldılar.

g. Sınırlama Zarfları
Dün ancak iki saat çalışabildim.
Bu kötü alışkanlıklardan artık uzak durmalısın  

2. Zaman Zarfları

Fiillerin anlamını zaman yönünden tamamlayan zarflardır.
Özellikleri ve Örnekler

·                  Fiile (veya zarfı olduğu başka kelimelere) sorulan “ne zaman”, “ne kadar süre” sorusuna cevap verir.

·                  Zaman zarfları, zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir.

·                  Çekimsizdirler. İsim çekim ekleri alırlarsa zarf olmaktan çıkarlar.

·                  Başlıcaları şunlardır:

“dün, bugün, yarın, şimdi, gece, gündüz, güpegündüz, gündüz gözüne, cuma günü, haftaya, önceki gün, akşam, sabah, akşamleyin, sabahleyin, az önce, geç, iki gün, iki saat, on dakika, iki günde, iki saatte, uzun süre, uzun zaman, biz gelmeden, demin, henüz, hâlâ, daha, gene, yine, artık, sonra, evvelâ, daima, hep, henüz, hemen, geceleri, sabahları, önceden, ayda bir, buraya gelmeden, anlatırken, yaşarken ...”

Az önce gitmişti.
Sonra uğrarsınız.
Henüz işimiz bitmedi.
Artık buralara gelmeyeceğim.

·                  “-leyin” eki sınırlı sayıda zaman zarfı yapar:

sabahleyin, akşamleyin...

·                  “-lErİ” eki zaman isimlerine gelerek -iyelik anlamı taşımaksızın- “her ” anlamı katacak şekilde zaman zarfı yapar:

sabahları, akşamları, önceleri, ikindileri...

·                  “-İn” eki de zaman isimlerine gelerek zaman zarfı yapar:

yazın, kışın, ilkin, güzün...

·                  “-E, -dE, -dEn” ekleri ve bu eklerle birlikte bazı edatlar zaman zarfı yapar:

Yola çıktık; akşama geliriz sanırım.
Bayramlarda bütün aile bir araya toplanır.
Azıklarınızı geceden hazırlamıştım.

·                  Edat barındıran ve fiilin başlangıç ve bitiş zamanını bildiren zarflar edat tümleci olarak da değerlendirilebilir.

Sabahtan beri burada bekliyoruz.
Akşama kadar geri döner misin?

·                  Zaman anlamı taşıyan zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları da zaman zarfı olarak kullanılır:

Buraya gelmeden haber verin.
Bizi karşısında görünce şaşırdı.

3. Yön Zarfları

Yalın hâlde kullanılarak fiilin yönünü (failin yöneldiği yeri) belirten zarflardır:
Özellikleri

·                  Çoğu “–Erİ” ekiyle yapılmıştır.

“ileri, geri, beri, doğru, içeri, dışarı, aşağı, yukarı.”

JBu zarflar eksiz kullanılır. Yönelme, bulunma, ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir.

Ahmet içeriye girdi. (isim; dolaylı tümleç)
İlerisi çok güzel. (isim; özne)
İleri ülkeler daha demokratiktir. (sıfat)
Doğru söz, aşağı yol, yukarı kat, geri hatlar... (sıfat)

Örnekler
Arkadaşlar, içeri girer misiniz?

Sesi duyar duymaz aşağı indim.

4. Miktar Zarfları

Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan, artıran, azaltan zarflardır.
“en, daha, pek, çok, az, biraz, kadar, denli, gibi, fazla...”

Özellikleri ve Örnekler:

·                  Fiile veya sıfata sorulan “ne kadar?” sorusunun cevabıdır.

·                  Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik, üstünlük, en üstünlük, aşırılık, karşılaştırma anlamları katar.

Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. (eşitlik)
O da babası gibi yürüyor. (eşitlik, benzerlik)
Cennet kadar güzeldi vatanımız. (eşitlik, benzerlik)
Bu kadar çok çalışmak niye. (eşitlik)

·                  “en” kelimesi aşırılık, en üstünlük anlamı verir:

En yakın arkadaşı benim. (en üstünlük; sıfattan önce)
En çok çalışan canlı karıncadır. (en üstünlük, zarftan önce)

·                  “daha” kelimesi karşılaştırma, üstünlük anlamları katar.

O senden daha çabuk bitirdi. (üstünlük; zarftan önce)
Daha güzel bir araba aldı. (üstünlük; sıfattan önce)

Not: “daha” kelimesi zaman ve “başka” anlamı da katabilir. “bir” kelimesiyle birlikte yineleme zarfı olur:
Songül daha telefon etmedi. (zaman zarfı, henüz anlamında)

·                  “çokça, çok, pek çok, çok az, gayet, fazla, fazlaca, epey” kelimeleri aşırılık anlamı katar.

Bugünlerde çok az uyuyor.
Gayet çalışkan bir insandı.
Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık.

·                  “eksik, seyrek, sık” kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir:

Bugünlerde sık görüşüyoruz.
Parayı iki milyon eksik vermiş.
Eskisi gibi değil; seyrek uğruyor.

·                  “aşağı yukarı, şöyle böyle” ikilemeleri “yaklaşık” anlamı katar.

Bursa’da aşağı yukarı bir ay kaldık.
Ankara’ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu.

5. Soru Zarfları

Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır, daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir.
Özellikleri ve Örnekler

·                  Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır.

“ne zaman, ne kadar, nasıl, niçin, ne diye, ne, ne biçim, nice, ne denli”

·                  Soru cümlesi yapar:

Akşam eve kaçta gelirsin?
O nasıl konuşuyor öyle?
Siz ne biçim konuşuyorsunuz?
Daha ne kadar bekleyeceğiz?

6. Gösterme Zarfı

Bunu her dil bilgisi kitabı ayrı bir zarf olarak almaz. “işte” kelimesiyle yapılır.
İşte şimdi geliyorum.
Bak işte dinliyorum.

B. Zarflarda Pekiştirme

Genellikle pekiştirme sıfatlarıyla ve ikilemelerle yapılır. Pekiştirmeli isimler de vardır ve onlar da zarf olarak kullanılır.

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
Yüzü soğuktan mosmor olmuştu.

C. Yapı Bakımından Zarflar

Yapı bakımından zarflar basit, türemiş, birleşik ve öbekleşmiş olmak üzere dörde ayrılır.

1. Basit Zarflar
Kök hâlinde olan, ek almamış zarflardır: “yarın, gece, geç, dün, pek, az, fazla, sık, iyi, çok, hiç, sabah, akşam, henüz...”

2. Türemiş Zarflar
Yapım ekiyle veya yapım eki gibi kullanılmış bazı çekim ekleriyle yapılmış zarflardır: “sabırlı, aylarca, önce, dostça, sınıfça, yiğitçesine, erken, sabahleyin, kışın, ilkin, ileri, soğuk, içeri, dışarı, aptalca, mosmor, sanıyorum, kaçta, koşarak, okumadan, gelince, şimdilerde...”

3. Birleşik Zarflar
Birden fazla kelimenin bir araya gelip kaynaşarak oluşturdukları zarflardır: “bugün, biraz, böyle, şöyle, birdenbire, niçin, ilk önce, nasıl...”

4. Öbekleşmiş Zarflar
Birden fazla kelimenin farklı yollarla (ikileme, edat grubu, zarf-fiil grubu) bir araya gelerek oluşturdukları zarflardır: “hemen hemen, gece gündüz, er geç, ikide bir, aşağı yukarı, hemen şimdi, kırk yılda bir, öğleden sonra, arada sırada, yana doğru, az çok, -den sonra, -e dek, bazı bazı, şöyle böyle, üç aşağı beş yukarı, doğru dürüst, okuma sırasında, geldiği zaman...”

 


*Bu Makale 248 defa okundu.
 
Kullanıcı Adı:

Şifre:

 Beni Hatırla
  Ücretsiz Üye Ol
 

 

   

Haftanın sorusunu doğru bilin hediyeleri kazanın.
 

 
 











_______________________
Anasayfa  |   Üye Ol  |   6.Sınıf  |   7.Sınıf  |   8.Sınıf  |   Rehberlik  |   Oyunlar  |   İletişim
www.seviyebelirlemesinavi.org 2007 - 2008 .::. © Her hakkı saklıdır.