_______________________ |
GERI
7. Sınıf Sbs Edat Bağlaç Ünlem Konu Anlatımı
EDAT BAĞLAÇ ÜNLEM EDATLAR Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran, birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere edat denir. Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları, edatları ve ünlemleri bir araya getirerek edatlar başlığı altında şu şekilde sınıflandırır: Özellikleri ve Örnekler · Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler; ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar. “ile” · “Araç, alet, neden, zaman, birliktelik” ilgisi kurar. Ankara’ya uçakla giderler. (araç) · “-le” şeklinde bitişik de yazılabilir. Çocuk ile›çocukla · “ne ile, kiminle” sorularına cevap verir. Sözünüzü balla kesiyorum. (araç) Not: “ile” kelimesi “ve” gibi kullanılırsa bağlaç olur. “kadar, -E kadar” Benzetme edatlarındandır. · “Karşılaştırma, benzerlik, eşitlik, yaklaşıklık, ölçü” anlamları katar. Biz de onlar kadar başarılıyız. (eşitlik, benzerlik, ölçüsünde) · Birlikte kullanıldığı kelimeyle isim, sıfat ya da zarf oluşturur. Biz bu kadarına da alışığız. (isim) “için” -“Amaç, neden, özgülük, görelik, karşılık” bildirir. -“Hakkında, nedeniyle, yüzünden, maksadıyla” anlamlarını ifade eder. -Yalın hâldeki ya da iyelik eki almış kelimelerle birlikte kullanılır. -İsim olarak kullanıldığında üzerine ek alabilir. · Bu edatla kurulan söz öbekleri, cümlede genellikle edat tümleci olarak kullanılır. Çalışmak için başvurdu. (amacıyla, başvurunun amacı, sebebi) · “Amaç, koşul, zamanda yakınlık, gibilik” anlamları katar. Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (amaç, için) 1. Edatlar cümlenin bir öğesi olurken, bağlaçlar bir öğe özelliği göstermez. (Öğe içinde yer alabilirler). Sabaha karşı eve gelmişlerdi. (Edat-Zarf Tümleci) / Kitapları ve defterleri çantasına koydu. (Nesne) (“Ve” bağlacı nesneleri birbirine bağlamıştır.)
• “İle” yerine “ve” getirilebiliyorsa; “ile” bağlaçtır. Defter ile kalemi çantaya koydum. / Arkadaşları ile konuşmuyordu. (Birincisinde “ve” gelebildiği için bağlaç; ikincisinde “ve” kullanılamadığı için edattır.) 3. Edatlar cümleden atılamaz. Cümle anlamsızlaşır. Bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz. Senin gibisini görmedim. / Senin görmedim. (Cümle anlamsızlaştı. Bu nedenle “gibi” edattır.) Koştum ama yetişemedim. / Koştum yetişemedim. (Cümle anlamını pek kaybetmedi. Bu nedenle “ama” bağlaçtır.) DİKKAT! Bu özellik her zaman için geçerli olmayabilir... Bağlaç Özellikleri ]Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar. ]Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir. ]Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir. Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç) “ve” Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar. Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri ile, -lE” “ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır. Duygu ile düşünce bir olmalıdır. “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” “ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır. ]“ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar. Çok tembeldi, ama başarılı oldu. “çünkü” “Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir. “madem(ki)” Madem gelecektin, haber verseydin. “zira” “çünkü” anlamında kullanılır. “yoksa” Ver diyorum, yoksa yersin dayağı. “ki” Sadece “ki” biçimi vardır. ]Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar. Bir şey biliyor ki konuşuyor. (sebep-sonuç) ]Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır. Atatürk diyor ki: ... (açıklama) “ise” Karşılaştırma ilgisi kurar, karşıtlığı güçlendirir. Yağmur yağıyor, evim ise çok uzakta. (bağlaç) Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir. Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. (ek-fiilin şartı) ÜNLEMLER Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir: 1. ASIL ÜNLEMLER Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar. Seslenme Ünlemleri Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın? Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir. Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Duygu Ünlemleri Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah, ne yaptım! 2. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır. Komşular! Babacığım! Simitçi! Çok ilginç! Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir. Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs! *Bu Makale 310 defa okundu. |





















